Başarı Hikayeleri|24 December 2007 20:24

11 Yaşında Öksüz Bir Manavdı Ama 51 Yaşında 51 Market Sahibi Oldu!

Kadir Caner’in babası öldüğünde 11 yaşındaydı. AÄŸlamaya bile vakti yoktu, çünkü babasından kalan manav dükkanı onu bekliyordu. Hemen okulu bıraktı ve ‘Caner Manavı’nın başına geçti. Sabahları dükkanın kapısını annesi açıyor, o ise sebze mevye alabilmek için halin yolunu tutuyordu. Çocuk haliyle ‘büyük adam iÅŸleri’ yapıyordu.

İşleri iyi gitti. Ve her büyüyen iş gibi Kadir Caner de kazandığını işe yatırdı. Ancak manavı büyütmek yerine bu sefer baba dostlarının da yardımıyla bir bakkal dükkanı açtı: Caner Bakkaliyesi!

Yine iÅŸler iyi gitti. Caner bakkalı bıraktı, market iÅŸine girdi. 1988 yılında ‘Marketçi Kadir Caner’di.
Fakat asıl ‘katlanarak büyüme’ bundan sonra gerçekleÅŸti. 6 milyon sermaye ile Ankara Etlik’te ilk marketini açan Kadir Caner, “O ilk market bizim için dönüm noktası oldu. Ardı ardına marketler açtık. Zor günler de yaÅŸadık ama yapabileceÄŸim baÅŸka bir ÅŸey yoktu” diyor.

Kadir Caner bugün 51 yaşında ve yaşı kadar markete sahip bir iÅŸadamı. Buna baÅŸarı öyküsü denmez de ne denir? Yıllık 120 milyon dolar ciroya yapan marketlerinin yanı sıra iki de soda fabrikasının sahibi. Caner, “ArkadaÅŸlarım da ‘senin öykün tam bir baÅŸarı öyküsü’ diyor ama bana doÄŸal geliyor. Ben bunu iÅŸ olarak görüyorum” diyor.

Artık etiket yazmıyor

Manav sahibiyken meyvenin sebzenin üzerine karton parçalarına yazılan fiyatlar iliÅŸtirdi. Bakkala geçtiÄŸinde bir dönem fiyat etiketleri kullandı. Fiyatlar deÄŸiÅŸtikçe etiketleri de deÄŸiÅŸtirmek gerekti. Bayağı bir iÅŸti bu. MarketçiliÄŸe geçtikten sonra teknoloji imdadına yetiÅŸti. Market sayısı arttıkça sistemin oturduÄŸunu ve iÅŸleri yönetmenin daha kolaylaÅŸtığını anlatan Caner, artık sebze ve meyvelerin üzerine etiket yazmaktan kurtulduÄŸunu anlatıyor. “Eskiden ürünlerin üzerine kendi elimizle etiket yazıyorduk. Bugün öyle deÄŸil. Åžimdi barkodlar var” diyor.

‘Perakende bir sanat gibi’

Canerler Market zincirinin sahibi Kadir Caner’e göre perakendecilik aslında saÄŸduyu ve beceriklilik isteyen bir sanat gibi. “Bizim iÅŸimiz büyük ölçekli ve geniÅŸ kapsamlı ama biz bir büfe ya da dükkan sahibinin saÄŸ duyusuyla hareket etmeye çalışıyoruz.

Canerler’in baÅŸarısını her ÅŸeye raÄŸmen bu noktada deÄŸerlendirmek gerekiyor. Ciromuzun yüzde 55′ine tam olarak hakimiz. Özel alım becerisi gerektiren ÅŸarküteri, meyve ve sebze ürünlerini çok daha ucuza müşterilerimize saÄŸlayabiliyoruz. Bölgesel olarak halkın damak zevkini bilen ve buna dikkat ederek satın almalar gerçekleÅŸtiren personelimizin, ulaÅŸmış olduÄŸumuz baÅŸarıdaki payı büyük” diyor.

Duygusal baÄŸ kuruyor

Rafların, ürünlerin, maÄŸazaların aynı olduÄŸu bu sektörde firma olarak ürün satmadıklarını söyleyen Caner, “Biz hizmet satıyoruz, güleryüz satıyoruz, insanı insan yapan deÄŸerleri anladığımızda baÅŸarı da gelmiÅŸ oluyor. Bu ÅŸekilde müşterilerimizle farklı duygusal baÄŸlar oluÅŸturmaktayız. İşlemlerden çıkıp iliÅŸkilere odaklanıyoruz. Satış başına kârdan çok müşterinin hayat boyu deÄŸerlerine odaklanmayı bir prensip olarak belirledik. Bu yaklaşım bir anlamda maliyeti fiyat tabanlı olmaktan iliÅŸkiler boyutuna çıkarmakta” diyor.

Uydudan takip ediyor

Caner için hava durumu da yaptığı iÅŸte büyük önem taşıyor. Ekibiyle birlikte hava durumunu uydudan takip edip ona göre pozisyon aldıklarını söyleyen Caner, “Perakendecilik kumar gibidir. Antalya’da yaÄŸmur varsa, bu bazı ürünlerde bolluÄŸa, bazı ürünlerde kıtlığa sebep olur. Bu da satın almanı önemli ölçüde etkiler. Bol üründen kâr edersin, az olandan stoÄŸu çekersin. Satın almada avantajı, kârı ve kaliteyi böyle saÄŸlarsın.

Ticaretimizin tamamı mevsimle ilgili. Peynir alıyorsunuz. Uydu var. Belli kanallardan önümüzdeki yıl nasıl olacak. Uydudan mevsimsel takip ediyoruz” diyor.

Türkiye’ye yayılacak

İstanbul’da, Marmaris’te ve Bodrum’da da marketler açmayı planlayan Caner, “Åžu anda sadece Ankara’da marketlerimiz var. Amacımız Türkiye’ye yayılmak. Åžu anda çalışan sayımız bin 700. Hedefim toplam 10 bin kiÅŸi çalıştırmak” diyor.

Caner, “Bu yıl 120 milyon dolar ciro beklentimiz var. 1988 yılında Ankara’nın Etlik semtinde 280 metrekare ve 22 kiÅŸi ile baÅŸlamış olduÄŸumuz bu yolculuk, bugün 51 maÄŸazası, bin 550 çalışanı ile devam ediyor. Aradaki bin 528 kiÅŸilik kazanımı, bunca yıllık kazancım olarak görmekteyim” diyor.

Caner’e göre yoÄŸun rekabetin yaÅŸandığı perakendecilik sektörü, Batı ile kıyaslandığında daha baÅŸlangıç noktasında. Caner, parekende konusundaki deneyimlerini bu hafta yapılacak Parekende Konferansı’nda paylaÅŸacak.” Türkiye sektörün liderini önümüzde beÅŸ yıl aramaya devam edecek ve saflar netleÅŸecek” diyor.

Tags: ,
  • Share this post:
  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg

Leave a Reply