Başarı Hikayeleri|24 September 2007 17:33

16 öğrenci hayal gücünü çalıştırdı günlük hayat için 13 proje geliştirdi

İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü yüksek lisans programında Advanced Design Project II adında bir ders var. Amaç, öğrencilerin endüstriyle ilişki içinde projeler yapması. Bu yıl bölüm, Nokia ile işbirliği yaptı. Aldıkları ders, Nokia’nın Arjantin, Brezilya, Şili, Çin, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hindistan, İsrail, İtalya, Japonya, Polonya, Rusya ve İsveç’deki üniversitelerin tasarım bölümlerinde uygulanan Only Planet projesinin bir parçası.

Dersi alan 16 öğrenci Mart ayından beri çalışarak 13 proje gerçekleştirdi. Projelerin ana teması yerel farklılıkları ortaya çıkarmaktı. Yaptıklarını önce İstanbul Tasarım Haftası’nda, arkasından da Helsinki Tasarım Haftası’nda sergilediler. 4 doktora, 2 lisans ve 10 yüksek lisans öğrencisinin aldığı derste 13 farklı proje ortaya çıktı. Yerel farklılıkları ortaya çıkarıp bunları teknolojiyle yorumlayan öğrenciler, nazar boncuğu, dilek ağacı, maarif takvimi gibi tasarımlar geliştirdi.

Öğretim görevlisi Doç. Dr. Özlem Er, araÅŸtırma sonucunda kavram yüklü, uygulanabilir pek çok projenin de ortaya çıktığını söylüyor: “Tüm dünyada yerel farklılıkların ne olduÄŸuna dair araÅŸtırmalar yapılıyor. Nokia’nın okulla olan iÅŸbirliÄŸi de bu çerçevedeydi. Türkiye’ye özel, bu kültüre ait ÅŸeyler nelerdir ve bunlar acaba yeni ürün fikirlerine nasıl kaynaklık edebilir diye bakıldı projelere.”

Mart ayında baÅŸlayan derste öğrencilere önce bilgi verildi, ardından öğrenciler bir ay kendi baÅŸlarına gözlemler yaparak Türkiye’ye özel farklılıkları saptadılar. Peki Türkiye’ye özgü olan neydi? ÖrneÄŸin nazar boncuÄŸundan yola çıkan Protector Eye projesini geliÅŸtiren Gamze Derinöz, aslında nazar boncuÄŸu, nargile ve Türk kahvesi üçgeninde kalmak istemediklerini, ama nazar boncuÄŸunun eninde sonunda karşılarına çıktığını söylüyor: “Her yönde bir araÅŸtırma yapmaya çalıştık ve sonuçta sadece turistik amaçlı deÄŸil sosyal yönü de olan projeler çıktı ortaya.”

AraÅŸtırma sırasında İstanbul’u gezen öğrencilerden Etkin Çiftçi de yaptığı gözlemleri şöyle anlatıyor: “En çok dikkat çeken kamusal alanın kiÅŸiselleÅŸtirilmesiydi. Bazen topluluk içinde nasıl davranacağımızı bilmiyoruz, bir gerginlik var kamusal alanda. Özel hayata müdahele de bir diÄŸer tespitimiz. Evet misafirperveriz ama baÅŸkalarını rahatsız edebiliyoruz, acaba diÄŸer insanların özel hayatına çok mu giriyorum diye düşünmüyoruz. Bir de kendi çözümlerimizi kısa vadede kendimiz bulmaya çalışıyoruz.”

DİJİTAL MAARİF TAKVİMİ
İTÜ’de Endüstriyel Tasarım yüksek lisansı yapan Can Arer (24) maarif takviminin dijitalize edilmiÅŸ hali üzerine çalıştı. LCD ekranlı takvim, namaz saatleri, o gün doÄŸacak çocuklara isim koyma, fıkralar, yemek tarifleri, borsa ve hava durumu hakkında bilgiler veren maarif takviminden isteyenler beÄŸendikleri sayfanın çıktısını da alabiliyor. Arer’i bu projeye yönelten, Türklere özgü bulduÄŸu kimlik çatışmasıydı: “Hem doÄŸuluyuz hem batılı. Birbirinden çok farklı öğeleri birleÅŸtiriyor halkımız.” O nedenle Can Arer başından beri mizahi projeler geliÅŸtirdi. ÖrneÄŸin HemÅŸeri Finder. Elinizdeki küçük bir aleti ayarlıyorsunuz, yakınınızda hemÅŸeriniz varsa alet kızarmaya baÅŸlıyor. Trafik Cem ise otomobilin ön konsoluna yapıştırılan sallanan köpeklerin insan versiyonu. Trafikte sinirlendiÄŸinizde sizi elektronik olarak “Aman abi, sakin ol. Aman abi uyma sen ona” gibi telkinlerde bulunuyor.

CİNSEL TACİZE NAZAR BONCUĞU KORUMASI
Endüstri Ürünleri Tasarımı son sınıf öğrencisi olarak bu projeye katılan Gamze Derinöz (23), nazar boncuÄŸundan yola çıkarak Protector Eye adında sosyal bir ürün yaptı: “Cinsel taciz, çocuk kaçırma ve kaybolmaları gibi konularda hem Türkiye’ye özgü hem de dünyaya yönelebilecek bir ÅŸey yapmak istedim ve nazar boncuÄŸunu bir aksesuvar olarak kullanarak bu tarz olaylarda koruma saÄŸlayacak bir araç tasarladım.” Yüzük, kolye, broÅŸ olarak üzerinize takabildiÄŸiniz bir süs, ama lafla veya fizik olarak tacize uÄŸradığınızda bunu hem topluma bildirmek hem de saldırganı rahatsız etmek için çeÅŸitli kademelerde ayarlıyorsunuz, renk deÄŸiÅŸtiriyor, kızarıyor. Daha ciddi durumlarda alarm sistemi devreye giriyor. Daha uç kriminal vakalarda polise sinyal gönderebiliyorsunuz.

KENDİ KILIFINI KENDİN YAP
İTÜ Endüstriyel Tasarım Bölümü doktora öğrencisi Etkin Çiftçi’nin (26) tasarladığı Patron Inside aslında bir ek ürün. Kadın dergilerinden çıkan giysi patronlarından esinlenen Çiftçi, elektronik eÅŸyaların kutularının içine print ettiÄŸi patronlar sayesinde kullanıcıların ürünleri için istedikleri kılıfı hazırlamalarına olanak tanıyor. “Åžu anda da bu yönde bir eÄŸilim var zaten. İnsanlar kendi diz üstü bilgisayarları, cep telefonları için kılıflar alıyorlar. Evdeki malzemeleri kullanıp bazı patronlara uyarak bunu niçin kendileri yapmasınlar diye düşündüm. Telefonlarımızın, elektrikli eÅŸyalarımızın kutularını hiç atmıyoruz. Bu patronu kutunun içine print edelim dedik, cep telefonu alıyorsunuz kutuyu açıyorsunuz karşınıza yönlendirici bir harita, bir patron çıkıyor. Daha sonra bunu baz alarak kendi elektronik objenize kılıf yapıyorsunuz.” Proje cep telefonuyla alakalı olduÄŸu için Nokia’nın da ilgisini çekti.

PİKNİKTE KULLANACAĞINIZ PARK SETİ
Parka gittiÄŸinizde rahat etmenizi saÄŸlamak için tasarlanan Çim Projesi’nde Aysun AltındaÄŸ, Can Güven, Nil Deniz ve Özlem Özkülahçı birlikte çalıştı. Otoban kenarında piknik yapan insanlardan yola çıkarak geliÅŸtirilen proje, sandık, takatuka, fıçıcık, tintin ve huhu gibi, tekerlemelerden alma isimler taşıyan 5 üründen oluÅŸuyor. Tüm ürünler sandıkta toplanıyor. Takatuka bir oturma birimi; iki tanesi biraya getirildiÄŸinde de bir sehpa oluyor. Tintin iki parçadan oluÅŸan bir gölgelik, fıçıcık ise yiyeceklerin konulacağı bir ambalaj tasarımı. Fıçıcık açılınca kenarlarına dört kiÅŸinin oturabildiÄŸi, ortada yemek bulunan bir çeÅŸit yer sofrası. Huhu da sipariÅŸinizi beklerken canınız sıkılmasın diye tasarlanmış salıncaklar. Aysun AltındaÄŸ, Fındıklı’daki bir park keÅŸfettiklerini söyeleyerek, “Orada çay içenlerin altına oturmaları için kartonlar veriliyor, bizim takatuka bu park için ideal bir ürün. Onlarla görüşüyoruz” diyor.

DİLEK AĞACINDAN LAMBA
İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümünde yüksek lisans öğrencisi olan GüneÅŸ KocabaÄŸ (26) dilek aÄŸacından yola çıkarak bir lamba aydınlatma ünitesi tasarladı. AraÅŸtırma safhasında gelenekler, batıl inançlar ve biraz doÄŸaüstü güçlerden yola çıkan KocabaÄŸ, “Bazı deÄŸerlerin günümüz toplumuyla çatışmadan devam ettirilebileceÄŸini düşünüyorum. Projemde de dilek aÄŸacı kavramından yola çıkıp bir masa lambası tasarladım. Bu lambada ışık difüzörleri kağıt küplerden oluÅŸuyor ve küpler açılmış kağıt ÅŸeklinde kullanıcıya veriliyor. Kullanıcı bunun üstüne bir dileÄŸi varsa yazabiliyor, çocuklar resim yapabiliyor, evinize gelen misafirler size bir ÅŸeyler yazabiliyor. İstediÄŸiniz kiÅŸilerin fotoÄŸraflarını da koyabilirsiniz. Dilek aÄŸacının modernize edilmiÅŸ versiyonu. Manevi deÄŸeri olan bir proje yaratmaktı amacım.”

DİĞER PROJELER
Erasmus öğrencisi Annelies Wisse ayakkabı askısı Shoekabı, Burçin Behran misafirlerin tüm eşyalarını rahatça koyabilecekleri Guest Box, Emel Şenalp’in sadece bel kısmını şeffaf olarak dizayn etiği çay bardağı projesi Navel, Ezgi E. Yılmaz’ın çay ve su bardakları için tasarladığı dekoratif süsler Decorative Strips, Fulden Topaloğlu’nun dijital albümü D-Album, Gülden Malya’nın balıkçılar için hazıladığı set Rastgele, Koray Özsoy’un şekerleme yapmak isteyenler için tasarladığı Ding, Zeynep Güngör’ün trafikte bunalanlar için dizayn ettiği otobüs Seyyar The Bus.

Kaynak: YenibiriÅŸ

Tags: , ,
  • Share this post:
  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg

Leave a Reply