Başarı Hikayeleri|27 June 2009 16:12

Alaska’ya ve hayata dair…

Oltasına ilk balık takıldığında o henüz 10 yaşındaydı.Çokta ÅŸey öğrenmiÅŸti aslında farkında olmadan. En önemlisi de sabırlı olmayı öğrenmiÅŸti.Saatlerce beklerdi kimi zaman öylece.Zamanla balık tutmak onun için tutku haline gelmiÅŸti. Sabah 5′te bisikletine atlayıp en güzel kayalığı seçip saatlerde balık tutuyordu.Çokta insan tanımıştı ve çokta hikaye dinlemiÅŸti hayata dair.
Aradan yıllar geçti  ve üniversitedeyken bir gece yarısı uykusu kaçtı. Aklına bir ÅŸey takılmıştı. Hemen bilgisayarını açtı ve araÅŸtırmaya baÅŸladı. Aklına takılansa “Dünya’da balık sektörü en iyi neredeydi acaba?” OkuduÄŸu cevaplardan bir tanesi çok ilgisini çekmiÅŸti. Alaska.

Aradan sadece 1 ay geçmiÅŸti ki havalimanında elinde bir bavuluyla onu götürecek uçağı bekliyordu.Bir yerlerden borç almıştı gidebilmek için. Çünkü onun için bir hayaldi bu ve gerçekleÅŸtirmeliydi.UçaÄŸa biner ve 3 günlük serüven baÅŸlar.Üçüncü günün sonunda Alaska’ya varır. Hava gerçekten çok soÄŸuktu. Onun tek bir amacı vardı, çıktığı bu serüvenden çok ÅŸey öğrenmek hayata dair. Dört ay ıssız küçük bir kasaba da yaÅŸadı. Her ÅŸey o kadar zordu ki.Buzullar, 23 saat havanın gündüz oluÅŸu, minumum 16 saat makina gibi fabrika da çalışmak, günde sadece en fazla 3 saat uyumak, sadece müslüman olduÄŸu için ırkçı insanların yaÅŸattığı sıkıntılara katlanabilmek, en kötüsü ise sayısız ölümden dönmek ve geçici-kalıcı sakatlıklar yaÅŸamak.Ona “ülkene dön daha fazla dayanamayacaksın” dediklerinde ise verdiÄŸi cevap çok açıktı.“Asla, baÅŸladığım bu iÅŸi ne pahasına olursa olsun yarım bırakmayacağım,bitireceÄŸim” olmuÅŸtu. Irkçı yaklaşımlara karşı kendisini savunduÄŸu için en zor ÅŸartlarda en ağır iÅŸlerde çalıştırılmıştı.Yenilemeyecek kadar farklı olan yemekleri yemek yerine 4 ay sadece ekmek ve peynir ikilisiyle yaÅŸayarak ayrıca 9 kilo da almıştı :)
Birgün 3 saatlik uykusundan fedakarlık ederek okyanusun kenarına oturur ve sorar kendine. “PiÅŸman mıyım?” O an buna cevap veremez ve buna zamanla cevap vereceÄŸini anlar. Bir gün çalışırken, gücünün artık kalmadığını farkeder, neden bu kadar zorluyordu gerçekten, çıkıp gitmeliydi belki de ilk uçakla ülkesine. Ama baÅŸaramadım demek istemiyordu kendine. YavaÅŸ yavaÅŸ gözlerinin kapandığını hisseder. Önünde büyük bir balık parçalayı makina vardı. Balıklar parçalanarak diÄŸer tarafta konserve kutularına yerleÅŸiyordu. İşte o an bir ÅŸeyi farkeder “sanırım buraya kadardı” Çünkü ne sesi çıkıyordu ne de vücudunu kontrol edebiliyordu artık, birazdan bedeni bırakacaktı kendini. Engellemek istiyordu ama yapamıyordu. Gücü tükenmiÅŸti.Ve yavaÅŸ yavaÅŸ bedeni düşer, iÅŸte tam o anda hep anlatılan anı yaÅŸar. Tüm hayatı,çocukluÄŸu,gençliÄŸi gözlerinin önünden geçer. Gülümser..İşte kimi zaman ÅŸans insana öyle bir anda güler ki. Asla unutulamayacak ÅŸans. Ensesinde bir el hisseder onu kuvvetlice çeken. Yakalamıştı onu. Hayatını borçlu olduÄŸu bir insan vardı artık….

Ve o gün gelir, dönüş günü. Bavulunu toplar. Havalimanına gelir son kez arkasına bakar ve burayı hatırlamak ismediÄŸini anlar ve bavulunu bir çöp kutusunun yanına bırakır sessizce. Yeni bir hayat onu bekliyordu. Bu 4 ayı hayatından,hafızasından silmeyi istiyordu.Elinde ufak bir çantasıyla Türkiye’ye dönmüştü. İlk yaptığı gidip bir marketten 6 kutu ayran alıp içmek olmuÅŸtu. Nedense çok özlemiÅŸti ayranı.
Åžunun çok iyi farkındaydı sahip olduÄŸu karakter,hayalleri,hayata bakışı aslında 23 yıllık geçmiÅŸine ait karakteri deÄŸiÅŸmiÅŸti.Artık fikirleri bambaÅŸkaydı. Aslında ruh ve beden saÄŸlığı iyi de deÄŸildi. Onu gören ailesi psikolojik tedavi görmesi gerektiÄŸine inanıyordu herkes gibi ama o bunu reddetip tek başına baÅŸarmak istiyordu zor olanı. O koskoca Alaska macerasını atlatmış biriydi, baÅŸarabilirdi. 6 ay sonra toparlanabilmiÅŸti tamamen. Gece görülen kabuslar bitmiÅŸti,gece yarıları kalkıp iÅŸe geç kaldımlar da birmiÅŸti artık gülümseyebiliyordu. Ve o sorunun cevabını da verebilmiÅŸti. “Hiç piÅŸman deÄŸilim iyi ki gitmiÅŸim” Daha sonralar ÅŸunu farketti; en çıkmaza düştüğü, kendini kötü hissettiÄŸi anlar da “Alaska’dan saÄŸa saÄŸlim geldim bu hayatta artık yapamayacağım iÅŸ yok” demeyi öğrendi ve bu cümle ona hep güç verdi. Ve mezun oldu okulundan. Alaska’dan döndükten sonra bir çok insandan duyduÄŸu ÅŸu cümle onun için yeterli olmuÅŸtu “Gurur duyulacak bir iÅŸ çıkardın gerçekten”

23 yaşındaki bu genç  kız Alaska’dan sonra tüm hayatını deÄŸiÅŸtirir.

Hayat risklerle doludur. Kendinizi riske attığınız zaman başarılı olursunuz, başarısız olursanız da bunun tek sorumlusu sadece siz olun. Bu sorumluluğu tek başınıza taşımak en önemlisi.
Ve unutmayın hayat hızlıca ilerliyor, hatta yetiÅŸmek çok zor. Ve izin verin kendinize biraz. Daha çok vakit ayırın kendinize, hayallerinizi geciktirmeyin birikim yapacağım diye, daha çok kitap okuyun daha çok gezin,daha az uyuyun ve bırakın ara sıra çılgınlıklar yapsın ruhunuz, ailenize daha çok vakit ayırın, kızmayın kardeÅŸinize ya da çocuÄŸunuza bilgisayarınızı bozduÄŸu için,sakın “artık geç” cümlesini kurmayın. Daha çok fotoÄŸraf çekip daha çok meyve yiyin,beklemeyin hasta olmayı gidin doktora kontrole ve unutmayınız ki hayatta her ÅŸey geçer,her acı da geçer ama yitirdiÄŸiniz saÄŸlığınız sizi bu hayata karşı yenik düşürür.
Bir liste yapın “hayallerim” baÅŸlığı altında ve asın her gün mutlaka baktığınız bir yere.Hergün onları okumak içinizdeki inancı güçlendirecektir eminim ki..

Genç kız bir gün tekrar gidecektir oraya çünkü olaÄŸanüstü doÄŸaya sahip görülmeye deÄŸer bir yer olduÄŸuna inanıyor ve erimeye yüz tutmuÅŸ buzulları son kez görmekte istiyor.Soran herkese de “kesinlikle gitmelisiniz” diyebiliyor. O sadece ÅŸanssız bir yere gitmiÅŸti ama Alaska’ya gidip kötü hiçbir anı ile dönmeyen nice insanlar var..

Bu güzel yazı ve deneyim için sevgili arkadaşım Canan DAÄž’a teÅŸekkürler.

Leave a Reply