Başarı Hikayeleri|07 Temmuz 2007 02:40

Gözlüğe Adanan Bir Ömür

Fahri Kuz’un şirket amblemi ise rengarenk bir papağan. Neden papağan? sorusuna bakın Fahri Bey nasıl cevap veriyor:
“Papağan, yeryüzündeki bütün renkleri kendisinde barındıran ve 120 yıl kadar yaşayabilen oldukça sevimli bir hayvan. O yüzden biz hem dayanıklılığı vurgulamak, hem de çeşitli renkleri içermesi açısından bunu amblem olarak seçtik ve bu amblem herkes tarafından da çok beğenildi.”
Amblem olarak seçtikten sonra kendisi de birkaç kez papağan beslemeyi deneyen Fahri Kuz, ancak bu papağanların iş ortamında fazla uzun yaşayamadıklarını belirtiyor.

HEDEF BÜYÜK OLMALI
Bundan 40 yıl önce bu mesleğe başladığı günleri hayal eden Fahri Kuz’un şu sözleri genç müteşebbislere her zaman örnek olacak nitelikte: “Benim doğduğum köyde bir eşeği olana zengin gözüyle bakılırdı. Ben çocukluğumdan beri bir ‘Avrupalı bugünlere nasıl gelir de biz gelemeyiz?’ diye düşünmüşümdür. Hedefim hep en büyük olmaktı.
Belki bu bile yeterli değil, daha büyüğü hedeflemeliyiz. Çocukluğumuzda bir bisikletimiz, bir düdüğümüz bile olmamışken hedefimizi her zaman yüksek tuttuk. Bunu isterken de en çok çalışacaksın, en çok yorulacaksın, en çok kafa yoracaksın. Bizim sabahlara kadar kafamızda proje ürettiğimiz, geceleri yataktan kalkıp not aldığımız günler çok olmuştur ve daha hâla oluyor. Biz gündüz değil, gece bile çalışıyoruz. Rüyamızda bile işimizi görüyoruz.
Zaten çalışmaktan zerre kadar şikayetim olmadı. Yani işimize gelirken tatile gelir gibi geliyoruz. İnsan işine isteksiz geliyorsa zaten o işi hiç yapmamalı. Bu herkes için geçerlidir. İnsan işini severek ve çoşkuyla yapmalı. Çoşku bittiği zaman iş bitti sayılır, gerileme başlar.

Kaynak: “Bir Düş Hep Vardır, Aydın Haskebapçı”