Başarı Hikayeleri|20 February 2008 16:12

İşçilikten Doktorluğa Uzanan Bir Başarı Hikayesi

İşçi Cengiz DoÄŸan dışarıdan orta ve liseyi bitirdi. 36 yaşında tıbba girdi hastanede çalışıp okudu. SSK’dan emekli olurken doktorluÄŸa baÅŸladı.

Kırıkkaleli Cengiz DoÄŸan’ın hayat öyküsü, azmin nelere kadir olduÄŸunun kanıtı. DoÄŸan 2 yaşındayken babası cezaevine girdi, 8 yaşında annesini kaybetti. Dedenin maddi gücü olmadığı için ilkokuldan sonra okuyamadı.

Çocuklarıyla aynı yıl sınava girdi
Çoçuk yaşta işçiliğe başladı. Hep doktor olmayı hayal etti. Eşinin desteğiyle 28 yaşında dışarıdan ortaokula başladı. Orta ve liseyi birincilikle bitirdi. 36 yaşında çocuklarıyla üniversite sınavına girdi.

ŞİMDİ BİLECİK’TE DOKTORLUK YAPIYOR
Sivas Tıp Fakültesi’ni kazandı. Fakülte hastanesinde iÅŸ buldu, gece çalışıp gündüz okudu. Hastaneden emekli olurken fakülteden de mezun oldu. 14 yıldır doktorluk yapıyor ve ikinci emekliliÄŸi bekliyor.

***

Gece çalışarak işçi emeklisi gündüz okuyarak doktor oldu

28 yaşında gittiği ortaokul ve liseyi birincilikle bitirip 36 yaşında tıp fakültesini kazandı. Gece işçi olarak çalışıp, gündüz okuyarak fakülteden hem emekli, hem mezun oldu. Cengiz Doğan 14 yıldır doktorluk yapıyor.

CENGİZ Doğan hayata gözlerini açtığında ailesini sevince boğmuştu. Ancak mutluluk dolu başlayan hikayesi kısa sürdü. Henüz 2 yaşındayken babası cezaevine girdi. Annesiyle de uzun yıllar geçiremedi; 8 yaşındayken çok sevdiği annesini kaybetti. Uzun yıllar annesinin arkasından ağladı.

Hayatta kimsesiz kalan Doğan, dedesi ve halaların yanında yaşamaya başladı. Dedesinin ekonomik durumu iyi değildi. Bu yüzden ilkokulu zar zor bitirdi; sonra da okumaya ara vermek zorunda kaldı. Oysa en büyük hayali doktor olmak, hastaların yardımına koşmaktı. Her şeye rağmen içindeki okuma aşkını hiç dindiremedi. Kaderine boyun eğmemeye

HAYALİNDEN VAZGEÇMEDİ
KÜÇÜK yaşına raÄŸmen ufak tefek iÅŸlerde çalışmaya baÅŸlayan Cengiz DoÄŸan, Makine Kimya Enstitüsü’nün açtığı çıraklık kursuna yazıldı. Tam 2 yıl yatılı eÄŸitim gördü, kursu birincilikle bitirdi. 1961 yılında da MKE’de tornacı olarak iÅŸe baÅŸladı. Kısa süre sonra da ilk görüşte aşık olduÄŸu Sema DoÄŸan ile hayatını birleÅŸtirdi. 4 çocukları oldu. Mutlu bir yuvası ve canından çok sevdiÄŸi çocuklarına raÄŸmen Cengiz DoÄŸan’ın bir yanı hep eksikti.

Okuyup, doktor olmalıydı. EÅŸinin de desteÄŸiyle gece okullarına yazıldı. Gündüz çalışıyor, geceleri ise okula gidiyordu. 8 yılda ortaokulu ve liseyi birincilikle bitiren DoÄŸan, 1982 yılında da üniversite sınavına girdi. EÄŸitim hayatında gösterdiÄŸi baÅŸarıyı bu sınavda da yakalayan DoÄŸan, 36 yaşında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı.

Hayalleri gerçek olmuştu. Ancak çocukları da kendisi gibi üniversite öğrencisiydi. Onların eğitimi için para kazanması gerekiyordu. Bu nedenle, üniversite hastanesinin kan merkezinde çalışmaya başladı. Gündüz okula gidiyor, gece çalışıyordu.

MEZUN OLMADAN EMEKLİ!

YAÅžADIÄžI tüm acılara raÄŸmen sıkı sıkıya tutunduÄŸu hayatta gece çalışıp, gündüz okuyan DoÄŸan; mezun olmasına iki yıl kala, çocukluÄŸundan beri çalıştığı için SSK’dan emekli oldu. 1988 yılında da mezun olup, 42 yaşında hayallerindeki beyaz önlüğü giymeye hak kazandı.

ÇektiÄŸi kurada tayini Hakkari’nin Çukurca İlçesi’ne çıktı. Çocuklarının eÄŸitimini tamamlamamış olması nedeniyle Hakkari’ye gitmek istemedi. EÅŸinin memleketi Bilecik’teki bir ÅŸirkette işçi statüsünde asgari ücretle yaklaşık 1 yıl çalıştı; ikinci kurada ataması Bilecik’e yapıldı.

ÇOCUKLARIYLA MEZUN OLDU
BİLECİK Devlet Hastanesi’nde 1990 yılında acil bölüm doktoru olarak göreve baÅŸlayan Cengiz DoÄŸan’ın bu süreçte büyük kızı Jale ziraat mühendisi, küçük kızı Lale biyolog, büyük oÄŸlu Cem DoÄŸan doktor, en küçük oÄŸlu Can DoÄŸan da inÅŸaat mühendisi oldu. Kırıkkaleli Cengiz DoÄŸan’ın hayat hikayesi çok isteyerek neler baÅŸarılabileceÄŸinin en güzel kanıtı.

Okumanın yaşı yoktur diyen Dr. Cengiz DoÄŸan, hissettiklerini ÅŸu sözlerle anlatıyor: “Hayatta her ÅŸeyi gördüm. Her acıyı tattım. İşçi olarak çalıştığım arkadaÅŸlarımın bana verdiÄŸi paralarla okudum. Hem kendim okudum, hem de çocuklarımı okuttum. Okuyan herkesin yanındayım. Hastalarıma okumanın güzelliklerini anlatıyorum. Çok mutluyum. Ölsem de gözüm arkada kalmayacak. Çocuklarımın da okuyarak iyi meslek sahibi olmaları beni mutlu etti.”

SABAH GAZETESİNDEN ALINMIŞTIR.

Tags: ,
  • Share this post:
  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg

Leave a Reply