Başarı Hikayeleri|19 Kasım 2009 17:40

Unutulmuş El Sanatlarından Bir Dünya Markası

Bir girişimin başarılı olması, pazardaki eksilikleri okumayla başlıyor. Bu yıl Ekonomist’in Garanti Bankası ve Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) katkılarıyla üçüncü kez düzenlediği ‘Türkiye’nin Kadın Girişimcileri Yarışması’nda birincilik ödülünü kazanan Hirefin kurucusu Ebru Çerezci de bu eksiği gören ve yaratıcı fikrini sermayeyle birleştiren bir girişimcimiz.

Anadolu ve Osmanlı kültür ve el sanatlarını çağdaş formlarla tasarlayan Çerezci, şirketini hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarda büyütüyor. Hiref markası, bugün Körfez ülkelerinden de oldukça yoğun bir talep görüyor. İki ay önce Gidde’de açılan mağazayla Körfez ülkelerindeki varlığının ilk adımını atan Hiref, dört ay içerisinde Riyad’da, 2009 yılı sonuna kadar da Katar, Kuveyt, Abu Dabi ve Dubai’de mağaza açacak.

KARIŞ KARIŞ ANADOLU

Markanın kurucusu Ebru Çerezci, pazarın eksiklerini iyi okuyarak bardağı dolu tarafından gören girişimcilerden… ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı mezunu olan Çerezci, çeşitli şirketlerde tasarım üzerine yönetici olarak çalıştı. Ancak onun Hiref yolculuğu, yurt dışına giderken Türk kültürünü yansıtan, tasarım değeri yüksek ve uluslararası standartlarda ambalaj kalitesine sahip, marka değeri olan bir hediye bulamamasıyla başlar.

Eğitimini ve yeteneğini girişimcilik ruhuyla birleştiren Çerezci, 1,5 yıl boyunca Anadolu’yu karış karış gezerek orada önemli ancak bir o kadar da adını duyuramamış el sanatlarını keşfeder. Çerezci, Anadolu’da atıl kalan birçok atölye ve bu atölyelerde yüzlerce el sanatı ustasının olduğunu görür. Bunun üzerine, tarihi ve kültürel değeri olan, Türk tasarımcılar tarafından tasarlanan ve Türkiye’de üretilen masa üstü aksesuarları ve objelerine odaklı bir marka yaratmaya karar verir.

DÖNÜM NOKTASI BOYNER

Bu arada literatürü de sürekli karıştıran Çerezci, 15′inci yüzyılda Ehl-i Hiref (sanatın ehilleri) adıyla kurulan bir sivil toplum örgütü olduğunu keşfeder. O dönemin tasarım çizgisini belirleyen bu topluluk, ayrıca ustaları kendi atölyesinde toplayan bir misyona da sahiptir. Bu sivil toplum kuruluşlarından oldukça etkilenen Çerezci, markanın adının Hiref olmasına karar verir.

Finans ve pazarlama konusunda kendisine yardım etmesi için ise kaidesi Güvenç Kılıç’ı seçer ve iki girişimci 20 bin TL’lik bütçeyle yola çıkar. İki kardeş, ilk koleksiyonunu tasarladıktan sonra kısıtlı bütçelerinin tümünü fotoğraf ve katalog çalışmalarına harcar. Katalogları çeşidi yerlere gönderen Çerezci, aldığı talepler üzerine stoklu çalışmaya başlar. Bu arada Çerezci’yi bir gün Cem Boyner’in asistanı arar ve iki kardeşi görüşmeye çağırır. Yurt dışına giderken Hiref ürünlerini hediye götüren Boyner, görüşme sırasında “Bu ürünler Beymen’de de olmalı” der ve Hiref ürünleri Beymen Home’larda yer almaya başlar.

OTELLERE TASARIM YAPIYOR

Lületaşıyla başlayan tasarım çalışma¬ları, bugün başak dalı, nar gibi Anadolu inanışlarını da içerisine alan geniş bir koleksiyona dönüşmüştü. Yılda 25-30 parçalık iki ayrı koleksiyon çıkaran şirketin ürün sayısı 250′yi geçiyor.

Gaziantep, Kastamonu, Eskişehir, Denizli gibi pek çok Anadolu şehrinde çalışılan atölye sayısı ise 350′yi bulmuş durumda. Bu büyümenin bir sonucu olarak Çerezci, İstinye Park Alışveriş Merkezi’nin ardından ikinci mağazasını Kanyon’da açar. Bu arada marka bilinirliği arttıkça Hiref’e perakende müşteri ayağının dışında kurumsal ve proje bazlı teklifler de gelmeye başlar. Bunun üzerine şirkette kurumsal müşterilere yönelik ‘Hiref Solutions’ adıyla bir yapı kurulur.

Şirketlerin şirket konseptiyle Hiref’in çizgisi birleştirilerek, hediyelik eşyalar üretilmeye başlanır. Bunun yanı sıra Hiref Taahhüt’ adıyla kurulan yapıda da inşaat, otel gibi mekânlara mimari çözüm ortaklığı sunulur. Örneğin, Four Seasons’ın lobi ve oda aksesuarlarını Hiref sağlar. Bunun ardından Swiss Otel, İstanbul Hilton, Radisson ve Rixos Dubai gelir. Şirket, Libya ve Suudi Arabistan’daki bir otel için de aksesuar üretmeye başlar.

Hiref’in kurumsal müşteri portföyü¬nün de oldukça geniş. Garanti Bankası, Yapı Kredi, İş Bankası, Bank Pozitif, Efes Pilsen, Coca-Cola, Koç Holding, Sabancı Holding gibi pek çok dev şirket, hediyelik eşya seçiminde Hiref’i tercih ediyor.

EV TEKSTİLİ İÇİN DE ÜRETECEK

Şirket, tasarım ve üretim ayağında yeni bir alana yönelecek. Çerezci, müşterilerden gelen talepler üzerine masa üstü objelerinin yanı sıra farklı ürün gruplarına da gireceklerini vurguluyor, özellikle mobilya, mücevher, aydınlatma ve ev tekstilinin de mağazalarda yer alması konusunda talepler aldıklarını söyleyen Çerezci, ev tekstili ile ilgili çalışmalara başladıklarını belirtiyor. Çerezci, şöyle devam ediyor:

“2009 yılının sonunda tekstille ilgili ürünlerimizi çıkarmayı hedefliyoruz. Bunun için tekstil tasarımı konusunda uzman kişilerle çalışacağız. Yastık, Amerikan servisi, masa örtüsü, yatak takımlarının yanı sıra banyo gurubuna yönelik ürünler de üreteceğiz. Bu yıl takı tasarımı konusunda ilk ürünlerimizi vermeye başladık. Mobilya ve aydınlatma gurupları için de sürekli talepler alıyoruz. Ancak hepsini aynı anda yapmak bizim tarzımız değil. Biz bu markayı bir sonraki nesle devretmek için kurduk.”

KÖRFEZ’E ODAKLANDI

Geçen yıl 1,5 milyon dolar ciro elde ettiklerini ifade eden Çerezci, bu yıl ise 4 milyon dolar ciro hedeflediklerini belirtiyor. Şirketin ihracat hedef ise 2 milyon dolar… 2010 yılında Ankara’da da bir mağaza açmayı istediklerini bildiren Çerezci, asıl hedeflerinin ise yurt dışına yönelik olduğunu vurguluyor. Washington ve Los Angeles’da prestijli iki mağazada yer aldıklarını söyleyen Çerezci, bu bölgelerde mağaza açmayı amaçladıklarını, ancak kriz nedeniyle bu yatırımları ertelemek zorunda kaldıklarını anlatıyor.

Şirketin ayrıca Step Halı markasının Londra’daki mağazasında da ürünleri satılıyor. Şimdi krizle birlikte tamamen Körfez ülkelerine odaklandıklarını vurgulayan Çerezci, iki ay önce Cidde’de ilk mağazalarını açlacağını, dört ay içerisinde de Riyad’da bir mağaza açılacağını belirtiyor. Çerezci, “2009 yılı sonuna kadar Katar, Kuveyt, Abu Dabi ve Dubai’de oradaki ortaklarımızla beraber Hiref mağazaları açacağız” diyor.

Kaynak : Ekonomist